ÜTOPYA'DAN MİMLİYORUZ !!


Evett herkese merhabalar , yeniden bir mim ile karşınızdayımmm bu güzel mim için sevgili blog arkadaşım Sessiz Kaldım'a çok teşekkür ederimm.. Bu aralar geçirdiğim ufak sağlık sorunlarından dolayı bloğu biraz aksatsamda , gücümü toparlayıp karşınızda olmaya özen gösteriyorum lafı çok uzatmadan geçelim sorularımızaa.. :)

1. Mucizelere inanır mısın ? Neden ? 


Elbette inanırım , bir nedeni yok gözümün gördüğü , aklımın aldığı her şeye inanmayı severim , çokca şahit oluyoruz hayatımızın bazı dönemlerinde güzel mucizelere.. Rabbim hayatımızdan eksik etmesin o küçük mucizeleri.. 


2. Şuan bir mucize olsa , ne olsun isterdin ? 


Hmm bu sorunun cevabı biraz duygusal olacak ama şöyle kısadan açıklayayım , beni takip eden çoğu arkadaşlar iyi kötü nasıl biri olduğumu bilir , doğuştan omurilik felciyim yani belden aşağım tutmuyor , hamd olsun bu zamana kadar halimden şikayetçi olmadım , yürümeyede özenmedim , istemedim , neden ben demedim bir şey hariç !! Annem hastalandığı zaman ayaklarımın tutmasını isterdim ona bir kaşık çorba yapıp içirebilmek için ameliyatının yaklaştığı bu dönemde bunu sıkca " keşke " diye dile getiririm.. Çorba yapamasamda sevgimle ona iyi geliyorum bunu bilmekte yetiyor.. 


3. Bu kişi / olay / yer benim mucizem dediğiniz bir şey var mı ?  


Bunun cevabı kısa ve öz " kendim " yaşamayacak diyerek söz edilen " ben " bu cümleyi kuran herkesi şaşırtarak , inatla Rabbimin izni ve sevgisi ile hala nefes alıp , hayatı yaşamaya , öğrenmeye devam ediyorum.. :) 


Evett bir mimin daha sonuna gelmenin mutluluğunu yaşıyorum vee mimi yapmayan herkesi mimi yapmaya davet ediyorum sevgi ile , dua ile sağlıcakla kalın.. :)

HADİ DÜŞ DÜŞLERİNİN PEŞİNE !!






Sen düşlerini kurarsın , hayatta senin düşlerini yıkar.. Sen bir daha kurarsın , o bir daha yıkar. Bazıları buna kader der geçer.. Ama sen sakın pes etme , küsme düşlerine , kur düşlerini korkmadan , usanmadan yinede.. Hayat yıksın diye değil , hayata inat olsun diye..!!

ESKİCİ..!!


Eskici geldi eskici !!
Eskiler alırım , 
Eskimiş yıllarınızı alırım. 
Yazlarınızı , kışlarınızı 
Baharlarınızı , hele birde iyi yaşanmamışsa , 
Sonbaharlarınızı sararmış solmuş bile olsa ..
Eskici geldi eskici !!
Silinip unutulmuş anılarınızı , 
Savrulup uçmuş yıllarınızı alırım.
Karşılığında verebileceğim biraz umut , biraz sevgi.. 
Ceplerimde umut , ceplerimde sevgi , ceplerimde papatyalar 

MY BİRTHDAY :) :)


Tıp dünyasını yanıltan ve şaşırtan inatçı ve güçlü bir bennnn , 28 yıl önce tamda bugün doğmuşum iyi ki de doğmuşum.. :) Hayat defterim boş kalmış olsada , görmüş , geçirmiş bir hayat edinememiş olsam da , yaşamak çok güzel , var olmak çok güzel.. Seyri hayatımda güzel şeyler seyrettim uzaktan , güzel şeyler öğrendim .. Umudu öğrendim , elimde var olanla yetinmeyi öğrendim , kendim için savaşmayı öğrendim , hayallerim kadar güzel oldum hep , hayallerim kadar değerli.. Hayat beni seyretti , ben hayatı.. Dinledik 28 yıl boyunca birbirimizi , o bana imrendi , ben ona.. Çoğu zaman üzerime gelsede , tutunduğum şeyleri koparsada , yüreğime iyi gelenleri uzaklara gönderse de , yaralarımı sarmak için hep bir ışık yaktı içinde bana.. Demem şu ki engelimle , kendimle , yarım hayatımla gurur duyuyorum ve Rabbim izin verdiği sürece yaşamayacak diyenlere inat var gücümle yaşamaya devam edeceğim , gerçekleşmesini istediğim hayallerim var çünkü , görmek istediğim insanlar , yaşamak istediğim duygular var.. Zorda olsa hayat bana güzel , İYİ Kİ DOĞDUM BEN.. :)

MUTLULUK..!!


Hayat bu defa çok inatçı çıktı !! Hep bir fırtına , hep bir terslik , bol yorgunluk ve çokça hüzün var torbasında !! Anlaşılan yaprak dökümü uzun sürecek bu defa.. Karamsarlığı , olumsuz olmayı sevmem ki ben , pes etmedim hiç bu zamana kadar.. Bu aralar hep düştüğüm yerden kalkamayacakmışım hissi çınlıyor bedenim ve ruhumda.. " Her sıkıntıya eyvallah diyen gülüşlerim var benim "diye başımı dik tutmaya ve gülümsemeye çabaladıkça arkamda gizli bir el içimden çekiyor tüm renkleri hüzüne bağlıyor gördüğüm , duyduğum , hissettiğim her şey beni.. Buda geçecek biliyorum ama geçmesini beklerken kaybettiğim parçaları nasıl toparlayacağım bunu bilmiyorum , neresinden tutsam kopan bir hayatın içinde yaşamak büyük işmiş meğer yorgunluğumu derinden hissedince anladım.. " Mutluluk neydi " cümlesini kurmak zorunda bırakmadan dilimi , dağılır üzerimden kara bulutlar ve mutlu olmak nasıl bişey unutmam umarım.. 

GECENİN SÖZÜ !!



 



Her şey Allah'tan " O " gerekeni yapar dediler , kimini emanet , kimini havale ettim..!!

GECE !!


Oldum olası sevmişimdir geceleri , gecenin sessizliğini , sakinliğini.. Zira bu ara içim doldu , taştı ve bir tek gece anlıyor dilimden , bir tek gece topluyor benden dökülenleri bıkmadan , usanmadan.. Hani bir deyim vardır ya boşa koydum dolmadı , doluya koydum almadı diye , hayat böyle bu ara , sanki hayatın içinde fazlaymışım gibi , insanların arasında eksikmişim gibi , bir türlü içimden atamadığım tuhaf bir hissle karşılıyorum sürekli geceyi bu aralar..  Hayat bu ya bazen her şey üst üstte gelir bir şey yapamaz oturur izlersin bir köşede olanı biteni , zamandır çünkü iyi gelecek tek şey ve sabırdır gereken , alır bir tutam gecenin en derin mavisinden süreriz umut diye yüreğimizin sızlayan köşesine.. " Mutluluk en karanlık zamanlarda bile vardır .. Yeter ki ışığı açmayı unutma.."

BİR GÜN.!!


Farkında mısınız bilmiyorum hayatımız hep " bir gün " demekle geçip , gidiyor .!! Peki biz bu " bir gün " için bir şey yapıyor muyuz !? Bir gün her şey düzelecek , bir gün her şey güzel olacak , bir gün bende mutlu olacağım , bir gün hayal ettiğim ne varsa gerçekleşecek diye başlayan bir sürü cümle kurduk bu güne kadar ve kurmaya da devam ediyoruz.. Elbette her şeyin bir zamanı var ona ne şüphe , ama bir kenarda çok çalışarak , didinerek , kendimizi paralayarak beklediğimizde o " bir gün " için daha kaç günü harcayacağız , geç kalmaz mı insan.. Demem şu ki bazı " bir gün"ler ertelenmeye gelmez bir şeyler yapmak lazım , çabalamak ve o bir güne yürümek lazım geç olmadan ömrü boşa fazla tüketmeden.. Mesela hemen şimdi bir ajanda alın kendinize en güzelinden ve yapılacaklar listesi hazırlayın kendinize o " bir gün " içine ne sığdırmak istiyorsanız onları yazın , bir gün kendinizi dilediğinizce şımartın , bir gün kendinizi mutlu eden şeyleri yapın , bir gün kendinize en sevdiğiniz çiçeği alın ne istersiniz yapın geç olmadan yapın ve gülümseyin o bir güne.. 

GÜÇLÜ BİR BEN !!


Bu hayat diyorum benim mi !? Yoksa onların mı !? Nasıl oldu da müsaade ettim beni bu kadar dağıtmalarına , hayatı koşuşturmaca dan ibaret görenlere nasıl karıştım ki ben !! Nasıl izin verdim hep ben diyenlerin beni kırmasına , en iyisi benim diyenlere nasıl aldanıp da gücendim  kendime , bu kadar zayıf , bu kadar güçsüz olabilir miyim ben " ASLA " .!! Yoruldum sadece ve onlarda bu yorgunluğumdan yararlanıp kara bulutlarını saldılar üzerime.. Benimle ilgili bilmedikleri çok şey var aslında , hiç kimsenin ilgisine ihtiyaç duymadığım gün olgunlaştım ben , insanlardan beklentilerimi bıraktım daha az yara almak için , vee hiç kimseye bağımlı kalmadan savaşırsam ancak o zaman kazanabileceğimi öğrendim ben .!! Sen çok bilmiş hayat , söyle içindeki insanlara benim hayallerim , benim umutlarım varolduğu sürece ben pes etmem sadece tökezlerim , biraz dinlenir ayağa kalkar yeniden devam ederim yoluma.. Onların " ben " tavırlarına , koşuşturmacalarına , en iyisi için birbirlerini çiğnemelerine ayıracak vaktim yok artık !! Hayat ne bir koşuşturmaca , nede en iyisi için birbirini yemek . Hayat anı yaşamak , bir şeyler paylaşabilmek , huzuru tadabilmek , kısaca " görebilmek , duyabilmek , hissedebilmektir " hayat .. Önemli olan doğup , büyümek değil , koşuşturmak değil , ben yarışına girip en iyisi için birbirini yemek değil , yaşayabilmektir hayat , zamanın , anın ve kendinin kıymetini bilmektir hayat.. Şimdi ışığı yakalama vakti , gökkuşağının renkleri ile hayallerimi , umutlarımı renklendirme vakti , hayat kısa , yol uzun sizin bencilliklerinize ayıracak zamanım yok benim , bu hayat benim ve ben "keşke " demeyeceğim artık keşke yaşayabilseydim , kaçırmasaydım zamanı diyerek arkama bakmayacağım , elimden geldiğince yaşayabildiğim kadarı ile kendi hayatımı yaşamak için var gücümle savaşacağım , hüzünleri değil anlık mutlulukları biriktireceğim cebimde ve yüzümden gülümsememi kimsenin almasına müsaade etmeyeceğim. Ben GÜÇLÜ bir kızım ve engelleri aşar , kara bulutları dağıtır , kendimi silkeler özüme döner yaşarım hayatı bunu bir kenara yazın emii .. " Mutluluk en karanlık zamanlarda bile vardır . Yeter ki ışığı açmayı unutma .. "

HOŞ GELDİN EKİM !!



Ekim gelmiş.. 
Tam zamanıdır şimdi ,
Evin , ailenin ,
Uzun gecelerin , 
Tatlı , hoş sohbetlerin ,
Tarçınlı salepin , 
Çayın , kahvenin ..
Zamanıdır ,
Kestanenin ,
Lüferin , istavritin ,
Elmanın , narın ..
Limonlu ıhlamurun ,
Ansızın bastıran yağmurların , 
Buğulanan camların ,
Cama çizilen umutların ..
Ve tamda zamanıdır ,
Dışarıdaki soğuktan bihaber ,
Gönülden sıcacık mutlulukların ..
      
                    Tuğba Baş..

YİNE YENİDEN BİR MİM " HAYAL " !!


Teşekkür ederim Deep Tone beni unutmadığın için ve bu güzel mim için İYİ Kİ TANIŞMIŞIZ İYİ Kİ VARSIN.. Söze nasıl başlayayım , nereden başlayayım bilemedim.. Yaz ayları dışında dışarı çıkamam , skolyozum (omurga eğriliği) , astımım ve tek böbrekli oluşum hayat şartlarımı biraz zorluyor ama olsun birbirimizle yaşamasını öğrendik :) gezdiğim parkta , gittiğim çay bahçesinde yada hastanelerde tanıdığım insanlar dışında pek bir çevrem olmadı benim , anlıktı hayatımda insanlar ve orada kaldılar. Neden bilmem sohbet arası konu hayaller olsa her zaman es geçtiler beni merak edipte hiç soran olmadı , beklerdim sorsunlar bende azda olsa bahsedeyim diye ama engellisin ya çekindiler , tek hayal tek düşünce yürümektir mantığı ile yaklaştı bir çoğu .. Dürüst olmam gerekirse bu mim biraz duygulandırdı beni , lafı çok uzattım yine dimi hadi cevaplara başlayalım bakalım... 

1 : Hayal kurmaktan hoşlandığın bir yer yada zaman dilimi var mı ?


Özel bir yerim yok ama zaman dilimim " gecedir " kendimle baş başa kaldığım zaman , yorgunluğumu , günün sıkıntı ve stresini bir kenara atıp hayal dünyama geçiş yapıp kendimi tüm dünyaya kapatıyorum kapsama alanı dışında oluyorum diyebiliriz :) :) 


2 : En çok nelerin hayalini kurarsınız ? 


Yaşayamadığım , yapamadığım , göremediğim , gidemediğim her şeyin , her yerin , her olayın hayalini kurarım..


3 : Şimdiye dek çok hayalinizi gerçekleştirdiniz mi ? 


Maalesef ki sadece bir tanesi gerçekleşti buda bir şeydir ama dimi :) en azından " umudu " baki kılıyor içimde.. 


4 : Henüz gerçekleşmemiş ama illa da gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı ? Sakıncası yoksa anlat nedir ?


Bir mi :)) o kadar çok hayalim var ki !! Bunlardan çokta özel olmayan bir kaçından bahsetmek istiyorum izninizle.. Omurilik felci olduğum için yaşadığım yerde tedavi edecek doktor , yol gösteren birileri olmadığından , fizik tedaviye de geç kaldığım için vücudumda çok fazla deforme var deforme olan yerlerden ilki ayaklarım , özel günlerde , davet ve düğünlerde , dolaştığım park ve çay bahçelerinde hep insanların ayakkabılarına bakarım , en güzeli hangisi eğer giyebilseydim en çok hangisi yakışırdı diye öyle çok ayakkabı denerim ki hayal dünyamda adeta bir moda atölyem var birini giyiyorum , birini çıkartıyorum bütün gece.. :) Sonraa çocukluğumun ve hala çocuk kalan yanımın en buruk kısmı bisiklett , genelde kızlar kırmızı renk bisikletim olsun der ama ben her zaman turkuaz renkli önünde sepeti olan içinde papatyalar olan bir bisiklet istedim , aahh onunla öyle güzel , öyle çok yer geziyorum ki geceleri hayal dünyamda dur durak bilmeden,  yorulmadan hayal bile olsa büyük keyif veriyor.. Resim yapmayı , takı yapmayı ve kuklaları çok severim profesyonel değilim tabi ama yinede yapımında çokta kötü olduğum söylenemez be :) hani işi ilerletsem küçük bir yerim olsa yapsam , insanlar görüp beğense , çocuklar mutlu olsa , biraz güzel sözler söyleseler ne güzel olurdu ama.. Güzel sanatla ilgili kurslara gitmeyi çok istedim ama her şehirde , her kurs yerleri , her bina biz engellilere uygun olmayınca buda hayal kaldı tabi .. Hayal dünyamın içinde birde güzel sanatlar atölyesi var , bütün gece çiziyorum , boyuyorum , ışıl ışıl boncuklarla güzel takılar yapıyorum , eciş bücüş kuklalarla oyunlar oynuyorum geçiyor yüreğimin sızısı , yorgunluğu .. Lafı çoooooookkkkkk uzattım kısadan toparlayıp son bir şeyden bahsedip kapatacağım mimi :) Bununla ilgili uzunca bir yazım var gerçi ama onuda yazmadan geçmek istemedim tabi ki , en büyük hayallerimin başında gelen aşk şehrim " Hindistan " aahh o kadar çok istiyorum , o kadar çok istiyorum ki şöyle içimi yarsalar herhalde Taç Mahal çıkar içimden , biliyorum bir gün hepsi olacak , belki bugün değil ama elbet bir gün hayat bana borçlu olduğu mutluluğu verecek ve hadi hazırlan sıra sende diyecek buna inanıyorum ve umudum sol yanımda her zaman benimle.. :) Yani demem şu ki bırakın kimse merak edip sormasın hayallerinizi , bırakın gerçekleşmesin siz siz olun küsmeyin be hayallerinize.. Hep düşleyin yapamadıklarınızı , yaşayamadıklarınızı , göremediklerinizi , duyamadıklarınızı gerçek olmasalar da yüzünüzde kocaman bir tebessüm olu verir gülümsetir yüzünüzü.. Hayat zor , yorucu ve  kırıcı bunu kısa süreliğine de olsa size unutturacak 3 şey var yani en azından bana göre öyle " kitap , müzik ve hayaller " anlıkta olsa kötü olan her şeyden uzaklaştırır sizi , yüreğinize ferahlık verir , hayal kurun olacaklarına inanın ve hiç bir zaman umudu eksik etmeyin sol yanınızdan emii.. 


Evett bir mimin daha sonuna geldik umarım sıkılmadınız okurken , mime herkes davetlidir yapmayanlar mutlaka yapın ben büyük keyif aldım cevaplarken , herkese güzel , huzurlu ve keyifli hafta sonları dilerim sağlıcakla kalın , saygı ve sevgilerim ile..