Kalbimin Sesi


Her zaman kendi kendime söylenirdim " hayat " sen ne kadar acımasızsın diye !! dün gece öğrendim ki aslında acımasız olan hayat değil " insan"larmış .. Mutsuz uyanmanıza sebep olan hiç kimseyi affetmeyin çünkü hiç birinin umurunda değilsiniz.. Biraz bencil olmaktan zarar gelmez diye düşünüyorum zira fazlasıyla alttan aldım her şeyi , herkesi şimdi sıra bende , merak etmeyin bencil olabilirim ama kötü biri olamam ki ben incindim ama incitmem hiç kimseyi .. Kendimin değerli olduğunu hatırlama vakti geldi geçiyor bile.. Vakit kalbimi izleme vakti şimdi sıra hayatı kalbim ile dinlemekte , kalbim ile görmekte.. Bu fırtına dinecek elbet bir gün , güneş yeniden açacak , rengarenk gök kuşağı yeniden renk verecek yüreğimin solan köşesine az daha sabır.. 

Sil Baştan..


Kayıp bir ben var şimdi içimde , kafamda cevap bekleyen sorular !! Kimdim ben , neredeyim , yorgun muyum  !? yoksa pes mi ettim !? hepsi cevapsız dolaşıp duruyor kafamda.. Peki ya insanlar hep mi böyle bencildi , hep mi görmezden geldiler beni !? peki ya ben hep mi kandırdım kendimi !? Ya en son ne zaman mutlu oldum  gerçekten hatırlamıyorum bile.. Şimdi biraz mavi verin bana kendime geleyim , dağılan ruhumu toparlayayım , solan düşlerim canlansın , yaralarıma süreyim izleri canımı acıtmasın.. Biraz bencil olmak istiyorum şimdi , kendimi dinlemek , kendime iyi geleni yapmak istiyorum ve sadece benden aldıkları  sevinci geri koymak istiyorum yerine.. Eskiden olduğu gibi tedirgin olmadan " çok güldüm kesin ağlayacağım "düşüncesini aklımdan atarak gülmek istiyorum gönlümce .. Vakit kaybolan kendimi bulma vakti , kendimi dinlemeli , kendimi görmeli ve eskiden olduğu gibi hayattan keyif almalı , zira hayat kısa , yol uzun ve ben çok yorgunum .. Saklandığım kabuğumdan çıkma sırası , kalan ömrümü kendim için yaşamalıyım şimdi.. Düştüğüm yerden kalkıp bu defa " acıdı " ama ben bunun üstesinden de  gelirim demeli.. Sonbaharı seyretmeli , kuşları dinlemeli , yağmur sonrası etrafa yayılan ıslak çimen ve toprak kokusunu içime çekmeli , üzerimdeki kayboluşu silkeleyip , yorgunluğu atıp kaldırmalı başımı daha fazla kaçırmamalı hayatı , şimdi mevsimleri , kuşları  ve gözden kaçıp giden tüm güzellikleri tutmalı yakasından.. Yine ne var ne yoksa döktüm ortaya değil mi dost , hadi toparlayalım dökülenleri beraber , üfleyelim üzerimizdeki tozu , yeniden sil baştan öğrenelim yaşamayı ve adına " Hayat " diyelim bu defa defterde eksik sayfa kalmasın , sevelim , düşleyelim , umut edelim , dinleyelim , görelim ve her şeye rağmen gülmeyi hiç unutmayalım emii..

Biraz Mola Gerek Yüreğime..


Biraz mavi istiyorum , biraz huzur ve birazda sessizliğe ihtiyacım var yüreğimin çığlığı kulaklarımı tırmalıyor zira bu ara.. Kalabalık bir bayramdı istediğim gülüşü bol , sohbetlerine doyamadığım ama yine evimin sessiz duvarları ile baş başa bir bayram oldu , yine nerede o eski bayramlar diye çınladı sesim kulaklarımda , yine geçmişe gitti gözlerim .. Hiç bir tabela yazmaz mutluluğa kaç kilometre kaldığını , ama yine de yola çıkmak gerek.. Hayat yüreğime dokunduğunda her şey güzellik bulacak biraz daha sabır gerek şimdi.. Hayat ne kadar kötü gözükürse gözüksün , her zaman yapabileceğimiz , başarabileceğimiz bir şeyler vardır , yaşamın olduğu yerde umutta vardır bunu sakın unutmayın.. İnanın , düşleyin ve sabırla bekleyin.. 

Mutluluktan Haber Ver Dilek Taşı..


Renkli rüyalardan uyanıp büyük umutla başlarsın her yeni güne.. İnsanın en büyük yoldaşı onu " seven " değil onu anlayanmış meğerse ve anlamakla başlarmış tüm yolculuklar .. Çok şey bilmeye gerek yok aslında sevginin, fedakarlığın ve harcanan emeğin kıymetini bilelim yeter.. Islatalım eylülün miss kokulu yağmurları ile gönlümüzün kurak topraklarını , her eylül yeni bir başlangıçtır yıpranan umutların yaprak dökümüdür ya hani , yeni umutlar ekelim , yeni düşler düşleyelim silkeleyelim üzerimizden kırgınlıkları , yorgunlukları , temizleyelim düşüncelerimizi, ruhumuzu ve gönlümüzü.. Ve öğrendim ki bu hayatta en önemli şey tanıdığınız kişilerin sayısı değil iyi gün , kötü gün demeden yokluğunuzu derinden hissedebilenlerin sayısıdır.. Kahve tadında olsun artık hayat , telvesi umut , köpüğü huzur yanında da lokum gibi insanlar ve su gibi temiz güzel muhabbetler..

YENİ DÜŞLER..

Bu aralar herkese kulaklarımı tıkadım kendimi dinliyorum sadece.. Zira yorgunum ve aslına bakarsanız hiç söylenmemiş sözler duymaya ihtiyacım var , hiç gidilmemiş yerlere gitmek gerek , yüzünü hiç bilmediğim insanlar görmek ve onları dinlemek istiyorum , belkide bu yüzden yerimi yadırgadım bu aralar ve çekildim kabuğuma.. Hayat dardır doğru ama umutta geniş , bu yüzden " burası son " dediğim hiç bir yolun sonu gelmedi ve aslında her sonda yeni bir başlangıca adım attım her zaman.. Sabrıma sabır ekledim ve hiç gerçekleşmese de küsmedim ben düşlere , iki şeye hayranım artık üstümdeki gökyüzüne ve içimdeki hiç tükenmeyen umutlara.. Essin şimdi rüzgar içimin en derinlerine , serpsin ferahlığını versin mutluluğunu ve ben kahvemden  bir yudum alıp gülümserim yıldızlara .. Her zaman mutlu olacak bir neden , yeni hayaller kurmak için bir şans ve yarınlar için bir umut daima vardır.. Şunu da unutmamalı insan nasipten öte yol yok bu hayatta payımıza düşen ne ise elimizden geldiğince güzel bir şekilde hafızalarımızda yer edecek huzur dolu anılar biriktirerek yaşayıp şükretmeli yine bu günümüze , en güzeli değil en hayırlısı olsun hakkımızda..

ÇOCUKLUĞUMU VERİN BANA..

Sonunda kavuştuk birbirimize !! Aaahh ne kadar uzun zaman oldu dimi dost kumsalına inip seni seyretmeyeli , sahi ya ne kadar oldu birbirimizden ayrı düşeli 13 yıl dimi !! zaman ne çabuk geçiyor değil mi.. Yaşlanmışsın be dostum , sağın , solun o kadar çok değişmiş ki , çoğu yerler yıkılmış , çocukluğuma ait hiç bir şey hiç kimse kalmamış.. İçine de kocaman bir liman dikmişler , güzel ne varsa bozuyorlar dimi be dost , o ışıltını o parıltını alamamışlar ama henüz kimselere verme o güzelliğini emii !! Ahh dost ne çok zaman geçirdik seninle , ne gün batımları geldi geçti , ne gözyaşları aktı gitti , sırf yüzüm gülsün diye ne çok sürprizler sundun bana yüzümü hep güldüren oldun , ne çok gemi saydım üzerinde süzüle süzüle giden , nasıl derin derin çekerdim içime kokunu bir yanım hep hissetmiş sanki ayrı düşeceğimizi.. Sana şimdi garip gelecektir ama ne zaman gülmeye ihtiyaç duysam burnuma hep o miss kokun gelir biliyor musun !! Sanki göremesem de uzaktan bak ben hep buradayım hadi gülümse der gibi hep kokun iyileştirir içimin sızlayan köşesini.. Bugün içim öyle bir burkuldu ki seni görünce bağıra bağıra ağlamak geldi içimden ama sen öyle güzel bakıyordun ki bana masmavi akmadı gözümün yaşı yutkundum ve burukta olsa gülümsedim sana.. Çok özledim dost ben o günleri çok özledim elimden aldıkları her şeyi çok özledim , dolmuyor be dost hiç bir şeyle dolmuyor gidenlerin yeri , taştı artık içimin hasret köşesi .. Yoruldum dost hemde çok yoruldum bana çocukluğumu geri versinler büyüklük onlarda kalsın..

Hoş Geldin Eylül..


Bir eylül sabahından herkese merhabaa !! Eylül diye yazılır 3 mevsim olarak yaşanır , kimi zaman ılık , kimi zaman yağmurlu , kimi zaman ise rüzgarlı hoyrat.. Eylül demek yenilenmek demek , dinlenmek demek , yağmurları , rüzgarları dinlemek demek.. Özlemini , yorgunluğunu , hüznünü bulutlara karıştırırsın yağmur yağar , hoyrat bir rüzgar eser temizler içinin yorgunluğunu ve toprak verir özlediklerinin kokusunu , derin bir nefes ile çekersin içine ve içten bir oohh dersin.. Bereketinle gel eylül sar yaralarımızı , üfle içimizin kirini , pasını.. Yeniden doğalım güzelliklere , yeniden varalım bahara , yeniden çiçekler açalım , hayatı okuyalım ve gözden kaçırdıklarımızı yakalayalım , neresinden tutsam kopan bir hayata inat koptukça tutunacak yeni şeyler bulmalı her daim , insanların yapamazsın dediği şeyleri yapmak için çabalayın ama bunu onlar için değil kendiniz için yapın , her gün yeni bir şans verin kendinize ve daima gülümseyin hayata..